|
Türkiye'de son yıllarda
uygulanmaya başlayan AB mali destekli projeler kapamında yürütülen yoğun
çalışmaların da etkisiyle/ivmesiyle 2009 yılında azalmaya başlayan Şap
hastalığı mihraklarının 2010 yılında yine artmaya başladığı haberlerini
alıyoruz.
Bilindiği üzere Şap başta olmak üzere önemli bulaşıcı ve zoonoz hayvan
hastalıklarının ülkemizde eradikasyonu ve kontrol altına alınması uyum
sürecinde en önde gelen konulardan birisini teşkil etmektedir.
Gerçekten hayvan hastalıkları ile mücadele konusunda, Veteriner sağlık
çalışanlarının sınırlı imkanlarla ve kurumsal yapıda bilinen (adeta
kanıksanmaya başlanan!) zaafiyetlere rağmen özverili ve yoğun
çalışmaları sonucu önemli mesafelerde alınmaktadır.Ancak "kamu Veteriner
hizmetlerinin yapılanması ve yönetimi konusunda meslek camiamız
tarafından sürekli deklere edilen radikal tedbirler bir türlü alınmadığı
için emekler/sınırlı kaynaklar çoğu zaman boşa gitmekte, devamlılık
sağlanamamakta ve bu sarmal içinde maalesef tekrar başa dönülmektedir."
Umarız Tarım Bakanlığının yeniden yapılanmasının gündeme geldiği şu
günlerde
yetkililer bu konuyu tekrar düşünür ve daha fazla gecikmeden köklü
çözümleri uygulamaya geçirirler.
"AB
Veteriner Hekim Platformu olarak önerimiz; Hükümet Tarım ve Hayvancılık
konusunda AB’ye uyumda başarılı olmak istiyorsa öncelikle Tarım ve
Köyişleri Bakanlığının iflas etmiş durumdaki mevcut fonksiyonel
örgütlenme şekline son verilmeli ve Veteriner Hizmetleri Merkez ve taşrada
etkin ve bağımsız bir yapıya kavuşmalıdır.
Diğer konular daha sonra
çorap söküğü gibi çözülecektir. "
Saygılarımızla
AB Veteriner Hekim Platformu

|
Haziran
ayında “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun Tasarısı”
ile “Gıda ve Tarım Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
Tasarısı” meclis gündeminde

(..)Şimdi Tarım Bakanlığı, AB
sürecinin de etkisiyle/zorlamasıyla yeniden yapılanma adı altında kritik
bir dönemecin eşiğinde. Ancak ortada dolaşan yasa taslakları (ama meslek
örgütlerinin görüşüne açılmadığı için kimse son durumunu tabi olarak
bilemiyor) eğer bu şekliyle yasalaşırsa dağ yine fare doğuracak ve
veteriner hizmetlerini yine mühendisler yönetmeye devam edecek gibi
görünüyor. İşte bu hataya reorganizasyon yıllarında olduğu gibi tekrar
düşülürse, ülkemiz hayvancılığı ile" halk sağlığı ve hayvan sağlığı"
onarılamayacak ve telafisi çok güç olacak yaralar alacağından kimsenin
kuşkusu olmamalıdır. Tarihten ders çıkarılmalı ve yeni formüller
bulunarak idari anlamda bu iki farklı hizmet alanı kesinlikle
birbirinden ayrılmalıdır düşüncesindeyiz...
Saygılarımızla
AB Veteriner Hekim Platformu

(..)Veteriner hizmetlerinin
emir/komuta zinciri Bakanlıktan en alt birimine kadar kesintisiz
sağlanmadan, yeterli sayıda veteriner hekim ve yardımcı sağlık personeli
takviyesi yapılmadan, teknik imkanlar artırılmadan, personel özlük
hakları ve motivasyonu iyileştirilmeden büyük hedeflere (önemli bulaşıcı
ve zoonoz hastalıkların eradikasyonu,hayvan hareketlerinin kontrol
altına alınması, çiftlikten sofraya gıda güvenliğinin sağlanması vb.)
ulaşılması acaba ne kadar mümkün olacaktır ? Bir diğer deyişle "Çürük
temel üzerine yeni bina yükselir mi, kurumsal yapıyı güçlendirmeden
büyük projeler yürür mü, yoksa son 20-30 yılda uygulamaya çalışılan
benzeri projeler gibi sistemin bozuk çarkları arasında heba olup gider
mi ?"
AB Veteriner Hekim Platformu

(..)Dr. Bernard Vallat,
"Veteriner Servislerinin zayıf yönetimi pek çok problemlere neden
olmaktadır. Uygun olmayan politik kararlar Veteriner Servislerinin ..
toptan parçalanmasına neden olmuştur, sonuçlar felakettir ve acil eyleme
ihtiyaç bulunmaktadır." ifadesinde bulunmuştur.
OIE (Dünya Hayvan Sağlığı
Örgütü) Genel Direktörü Dr. Bernard Vallat |