-Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Mehmet Alkan, Kırım
Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının halk sağlığını tehlikeye soktuğunu
ve kamuoyunu paniğe sevk ettiğini söyledi. Alkan, yetkililerin bu
duruma karşı yeterli duyarlılığı göstermediğini söyleyerek,
"Halkımızın sağlığı kenelerin insafına terk edildi" dedi.
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Mehmet Alkan, Kırım
Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının halk sağlığını tehlikeye
soktuğunu ve kamuoyunu paniğe sevk ettiğini söyledi. Alkan,
yetkililerin bu duruma karşı yeterli duyarlılığı göstermediğini
söyleyerek, "Halkımızın sağlığı kenelerin insafına terkedildi" dedi.
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Mehmet Alkan,
düzenlediği basın toplantısında, KKKA hastalıklar ile hayvansal
ürünlerde ilaç ve hormon kalıntıları gibi gıda güvenliği
problemlerinin halk sağlığını tehlikeye attığını söyledi. Bunun
sonucunda vatandaşların bazı hayvansal gıdalara kuşkuyla bakmaya
başladığını bildiren Alkan, "KKKA hastalığı nedeniyle ise insanlar
pikniğe gidemez, yaylaya çıkamaz, hatta parka gitmeye korkar
olmuştur. Hastalık 2002 yılından bu yana vatandaşın korkulu rüyası
haline gelmiştir" dedi. Alkan, KKKA hastalığında 6 yıl gibi uzun bir
süredir, insan ölümlerinin artarak devam ettiğini, bu durumun ise
Türkiye için çok acı bir durum olduğunu ifade etti. Alkan, "Bu en
geri kalmış ülkelerde bile rastlanmayan, Türkiye'ye özgü bir
vurdumduymazlığın bir sonucudur. Türkiye'de yetkililer bu duruma
karşı yeterli duyarlılığı göstermiyorlar. Ölüm oranlarının yüzde
5'lerde kalması ise Türk tabiplerinin bir başarısıdır" dedi. Alkan,
hastalıkla en etkin mücadele yöntemlerimden birinin hayvanlarda
yapılacak parazitsel mücadele olduğunu söyledi. Bu yöntem ile
kenelerin biyolojik üreme zincirinin kırılacağını ifade etti.
Alkan şunları söyledi:
"Tüm meraların ilaçlanması, hem eko sistemin bozulması hem de
çevre kirlenmesi açısından büyük zararlar verecektir. Bu güne kadar
dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yapılmamıştır. Yine çözüm
olarak ileri sürülen sülün, keklik ve karınca gibi hayvanların
doğaya salınması da kısa dönemde çözüm getirmeyecektir. Ancak
hastalık kontrol altına alındıktan sonra bu yöntem devreye
sokulabilir. Bu gelişmeler yaşanırken Sağlık Bakanlığı'nda
veteriner halk sağlığı dairesi kaldırılmıştır. Ayrıca Çevre ve Orman
Bakanlığı'nda konuyla ilgili çok sınırlı sayıda veteriner hekim
görev yapmaktadır. KKKA hastalığının çözümü ve gelecekte benzer
sorunların yaşanmaması için koruyucu veteriner hekimliğini ön plana
çıkartan, etkili ve güçlü veteriner hizmetleri ile gıda güvenliği
yapısının oluşturulması zorunludur."
-"KENE ATEŞLE YAKILMAMALI, SIKILMAMALI"-
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Mehmet Alkan, KKKA ile
yapılacak mücadele çalışmalarında alınacak tedbirlere ilişkin ise
şunları söyledi:
"Devlet tarafından yapılması gerekenler ile insanlar tarafında
yapılması gerekenleri ayrı ayır sıralayabiliriz. Devlet
tarafından yapılması gerekenler içerisinde öncelikle ilgili
bakanlıklar ile belediyeler ve üniversitelerin ilgili
birimlerinden komisyon oluşturularak, bur çalışma yürütülmeli.
Riskli bölgelerde kenelerin mevsimsel aktiviteleri ile bunlarla
biyolojik mücadele yöntemleri belirlenmeli. Bulaşma kaynağı
olarak evcil ve yaban hayvanların enfeksiyon oranları
saptanmalı. Mera ıslah çalışmaları hızlandırılarak tamamlanmalı.
Medyada zaman zaman görülen bilgi kirliliğinin önüne geçmek için
medya temsilcilerine düzenli olarak bilgi akışı sağlanmalı.
Kenenin yoğun olarak görüldüğü piknik alanları ve meralara 'kene
vardır' uyarı levhaları asılmalı. Ve güçlü bir Veteriner İşleri
Genel Müdürlüğü kurulmalıdır. Kene popülasyonu azaltılması ve
aşı geliştirilmesi kene ile mücadelede en etkin yöntem
olacaktır. İnsanlar tarafından yapılması gerekenler ise
özellikle tarla bahçe çalışanları ve faklı amaçlarla kırsal
alandı bulunanlar kapalı ve rengi açık olan giysiler giymeli.
Pantolon paçaları çorap içine sokularak, hatta üzerine çizme
giyilerek dolaşılmalı. Elbise ve vücut üzerine kene kovucu
preparatlar sürülmelidir. Ayrıca sahadan döndükten sonra vücutta
günlük kene muayenesi el ve ayna aracılığıyla yapılmalı. Bulunan
keneler en yakın sağlık kuruluşuna gidere çıkartılmalıdır.
Düzenli vücut temizliği ise ilham edilmemelidir. Vücutta bulunan
kenelerin üzerine herhangi bir kimyasal dökülmemeli, ateşle
yakılmamalı. Sıkılarak ezilmemeli. Mutlaka en yakın sağlık
kuruluşuna gidilmelidir. Sonuç olarak KKKA 2002 yılından
itibaren Türkiye'de ciddi boyutta seyretmekte ve dünyadaki en
büyük epidemi olarak karşımız çıkmaktadır. İnsanlarda ölümle
sonuçlanan bu hastalığa karşı yetkilileri göreve çağırıyor,
ilgili bütün sektörlerin acilen daha etkin önlemler almasını
öneriyoruz.
anka
Veteriner Hekimler
Haklarını Arıyor
Türk Veteriner Hekimler Birliği
tarafından hazırlanan afişler ve
21 Haziran 2008 tarihinde yapılacağı belirtilen toplantı, büyük bir
çoğunluğun katılımıyla gerçekleştirilmiştir.
Merkez Konseyi Başkanı Dr. Mehmet ALKAN’ın açılış konuşması ve konuyla
ilgili değerlendirmelerinden sonra, bütün oda başkanları ve meslek
örgütleri, gündemde belirtilen konularla ilgili olarak görüşlerini dile
getirmişlerdir.
Bu görüşlerin sonucunda;
-Kamuoyunda istenilen etkinin oluşturulması için eylemlerde, halk
sağlığı ve hayvan sağlığı ile mevzuat eksikliklerinin, yanlış yapılan
hayvancılık desteklemelerinin, ön plana çıkartılarak, özlük haklarımızın
gündeme getirilmesi,
-Eylemlerin sürekliliğinin sağlanması amacıyla, eylemlerin aralıklı
olarak belli bir süreç içerisinde gündeme getirilmesi, ancak, eylemlerin
kamuoyu gündemine gelecek diğer önemli siyasi konuların gölgesinde
kalmaması için, bunların dikkatle takip edilerek, buna göre eylem
tarihlerinin değiştirilmesi,
Devamı
Dr. Mehmet ALKAN
Türk Veteriner Hekimleri Birliği
Merkez Konseyi Başkanı
AB Veteriner Hekim Platformu:
-''Veteriner Teşkilatlarımızın Tekrar Açılmasını İstiyoruz''
Kaynak:
Anadolu Ajansı
28.06.2008
Bazı
veteriner odalarının da aralarında bulunduğu, AB Veteriner
Hekim Platformu adlı grup, ''keneden, kuş gribinden,
kuduzdan, şarbondan kurtulmak için; 1985'te kapatılan
veteriner teşkilatlarının tekrar açılması'' talebinde
bulundu.
AB Veteriner Hekim Platformu tarafından yapılan yazılı
açıklamada, 1984 yılına kadar veteriner hizmetlerinin
bakanlıkta ''Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü'', illerde
''Veteriner İşleri Müdürlüğü'', ilçelerde ise ''İlçe Hükümet
Veteriner Hekimliği''nden oluşan bir yapı içinde yürütüldüğü
kaydedildi.
Açıklamada, ''Şu anda tüm veteriner ve ziraat hizmetleri
illerde 'Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İl Müdürlükleri'',
ilçelerde ''Tarım İlçe Müdürlüklerinde'' yürütülmeye
çalışılmaktadır. Bu 'sorumluların yetkisiz, yetkililerin
sorumsuz olduğu', dünyada eşine rastlanması zor ve karmaşık
bir kurumsal yapıdır'' denildi.
Hayvan sağlığı görevleri ile bitki sağlığı gibi birbirinden
farklı görevlerin aynı birimlerde yapılmaya çalışıldığı
sağlıksız bir teşkilat yapısının ortaya çıktığı savunulan
açıklamada, özetle şu görüşler dile getirildi:
''Hayvanlardan insanlara bulaşan zoonoz hastalıklar, 1985'te
veteriner teşkilatlarımız kapatıldığından beri giderek
artmakta hayatımızı ve sağlığımızı tehdit etmektedir. Son
yıllarda yoğun şekilde basınımıza manşet olan zoonoz
hastalıklar milyonlarca kişinin hastalanmasına, hayatına mal
olmuş, ve milyonlarca insanımızı da tehdit etmiştir.
Kuş Gribi, Şarbon, Kuduz, Kist Hidatid, Brusella,
Tüberküloz, Şark Çıbanı, kenelerden bulaşan Lyme ve Kırım
Kongo Kanamalı Ateşi, Toksoplazma 200 kadar zoonoz
hastalıktan sadece birkaçıdır. Bu hastalıklar ve adını daha
basından bile duymadığınız onlarca zoonoz hastalığın sizi ve
çocuklarınızı tehdit etmemesi için veteriner
teşkilatlarımızın açılmasını istiyoruz.''
Fakültelerle birlikte çalışan, AB normlarında bir veteriner
teşkilatı kurulması istenilen açıklamada, şöyle denildi:
''Biz veteriner hekimler evrensel değerleri ölçü kabul eden,
insan ve hayvan sağlığı için çalışan, doğaya ve doğadaki
canlılarla sağlıklı ve uyumlu ortak bir yaşama inanan
hekimleriz. Bizler yetki ve sorumluluk istiyoruz. Yeterli
sayıda elemana, araç gerece ve mali kaynağa sahip, iyi
organize olmuş güçlü bir kurumsal yapı istiyoruz. Sizlerin
ve çocuklarınızın sağlığı için, hayvanlarımızın ve doğanın
sağlıklı uyumu için bizler varız. Bizler bu görevlerimizi
etkin bir şekilde yerine getirebilmek için veteriner
teşkilatımızı geri istiyoruz.''
Kaynak: Anadolu Ajansı
AB Veteriner Hekim Platformu:
Veteriner Hekimler bekliyor!
Verilen Sözler
Tutulmadı
Türk
Veteriner Hekimler Birliği'nden
Kamuoyuna Mektup:
Kamuda Çalışan
Veteriner Hekimlerin Özlük Hakları Verilmedi
Aşağıdaki haksız tabloyu dikkatinize sunuyoruz !!
Hayvan sağlığı, halk sağlığı, gıda güvenliği, hayvan hakları sorunlarını düşünürken hatırlamanız için !
2008 Yılı
En düşük devlet memuru maaşı
:
959
YTL,
En yüksek Veteriner hekim maaşı
:
1.346
YTL,
Aynı kurumda çalışan bir
mühendisin maaşı
1.540
YTL
Boş vaatlerle, tutulmayan sözlerle geçen koca bir dönem
Öyle bir dönem ki söylenecek söz
kalmadı.
Kuş Gribi,
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi
hastalıklara rağmen
Bin bir zorlukla
görev yapan Veteriner hekimlerin
Görmezden gelindiği, haklarının
verilmediği ...
Rutin özlük
hak iyileştirilmelerinde bile
kapsam dışı
tutulduğu,
Bu kadar da
olmaz dedirten kayıp ve karanlık bir dönem...
Öyle bir
dönem ki söylenecek söz kalmadı..
Ama Biz
Veteriner Hekim'leriz.
Ülkemiz ve
mesleğimiz için
söyleyecek sözlerimiz var.
Adaletsiz ücret politikası ile
çalışma barışı bozulmaktadır.
5
yıllık yoğun bir eğitim programı sonrasında mezun olan veteriner hekimler;
mezbahalarda, laboratuarlarda, hayvan hastalıkları ile mücadele için köy ve ahır
şartlarında, kuduz, kuş gribi, deli dana, şarbon gibi çok tehlikeli zoonoz
hastalıklar riski altında görev yapmaktadırlar.
Aldıkları bu yoğun eğitim ve çalışma zorluklarına rağmen özlük
hakları yönüyle emsal meslek grupları içerisinde en fazla mağdur edilmiş meslek
grubudur. Aldıkları ücret lise dengi okul mezunlarının altında kalmıştır. Buna
rağmen veteriner hekimler bu güne kadar hayvan sağlığı adına, halk sağlığı adına
özveriyle, görevlerini yerine getirmek için her türlü gayreti göstermişlerdir.
Kuş gribi ile yapılan mücadele dünyaya örnek olarak sunulmaktadır. Ancak,
Veteriner hekimlerin bu iyi niyetli çalışmaları yanlış algılanmamalı ve
suistimal edilmemelidir.
Adaletsiz ücret politikası ile çalışma barışı bozulmaktadır.
Anayasanın, eşit işe eşit ücret hükmü çiğnenmektedir. Sağlık sınıfı içinde yer
alan veteriner hekimler, Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık sınıfı ile ilgili
yapılan düzenlemelerde kapsam dışında bırakılmakta, Tarım ve Köyişleri
Bakanlığında, birlikte çalıştıkları mühendisler, teknik hizmetler sınıfında yer
almaları nedeniyle bu sınıfla ilgili düzenlemelerden yararlanmaktadırlar. Bu
durumda veteriner sağlık çalışanları ile ilgili özel düzenleme yapılması
gerekmektedir. Ancak bu güne kadar yapılan tüm girişimlere rağmen bu
sağlanamamıştır.
Bilgilerinizi ve gereğini saygılarımla arz ederim.
İSTANBUL
VETERİNER HEKİMLER ODASI ve İSTANBUL TABİP ODASININ
KIRIM KONGO
KANAMALI HASTALIĞI İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI
BASINA VE KAMUOYUNA
(12.06.2008)
KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ OLMADAN
KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ HASTALIĞI
ÖNLENEMEZ!
85 vatandaşımızın canını alan KKKA
giderek artmaktadır. Bu hastalıktan
ölmek bu ülke insanının kaderi
değildir. Bu durum alınan önlemlerin
yeniden gözden geçirilmesi
gerektiğini açıkça göstermektedir.
Benzeri kötü örneklerinde olduğu
gibi İnsanlarımızın ölümcül
hastalıklar karşısında çaresiz
bırakıldığı tehlikenin ciddiyetiyle
bağdaşmayan, yine konunun uzmanı
olmayan hatta konuyla ilgili
herhangi bir eğitim almamış meslek
mensuplarının yaptığı açıklamalarla
kamuoyu yanlış yönlendirilmekte,
bilgi kirliliği yaratılmakta ve
devam ettirilmektedir. Bilime dayalı
olmaksızın bilinçsizce alınan
önlemlerle, bir taraftan insan
sağlığı riske edilirken, diğer
taraftan ilgisiz canlı türleri yok
edilerek doğada geriye dönüşümü
olmayan hasarlara sebebiyet
verilmektedir.
Dünya Süt Günü,
Uluslararası Sütçülük Federasyonu'nun (IDF) 1956 yılında aldığı bir
karar gereğince önceleri 21 Mayıs günü kutlanırken bu tarih 2005
yılından itibaren Gıda ve Tarım Örgütünün de (FAO) tercihiyle 1 Haziran
olarak değiştirilmiştir. Buna gerekçe olarak ta anılan ülkelerin
çoğunda Mayıs ayının çok fazla aktiviteye ev sahipliği yaptığı
gösterilmiştir. Tam metin