|
|
AB Platform Kurumsal Üyeleri
|
|
İzmir Veteriner Hekimler Odası ve
Hayvan Hakları İçin Veteriner
Hekimler Derneği
Ortak Basın Açıklaması:
(İzmir Selçuk İlçesinde kedi
kısırlaştırma operasyonu hakkında)
|
|
25/03/08
DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI
Bir meslektaşımızın hiçte
etik olmayan bir şekilde
hayvana müdahalede
bulunmasıyla ilgili haberler
bir çok medya yayın
organlarında yer almasından
dolayı camia olarak çok
üzgünüz. Bu üzüntülerimizi
gerçekten kelimelerle
anlatmamız çok zor.Böyle bir
uygulamayı ve davranışı
dünyanın neresinde olursanız
olun veteriner bilimi
kesinlikle kabul etmez, red
eder,veteriner biliminin
etik kuralları evrenseldir.
Türk Veteriner Hekimleri
olarak bu evrensel kurallara
daima uymak meslek
etiğimizin olmazsa
olmazıdır.
Söz konusu olayda Selçuk
İlçesi Belediye Veteriner
Hekimi tarafından baş aşağı
pozisyonda duvarda yapılan
dişi kedi kısırlaştırma
operasyonu hayvana işkence
ve eziyet olarak toplumda
mesleğimize karşı da olumsuz
etkiler yaratacak tarzda yer
almıştır.
Olayda adı geçen veteriner
hekime ilişkin yasal
prosedür İzmir Veteriner
Hekimler Odası tarafından
başlatılmıştır. Bu aşamada
ulaşılan bilgiler
doğrultusunda hayvana
uygulanan kısırlaştırma
operasyonunun Almanya’da bu
şekilde yapıldığı
belirlenmiştir. Teknik
olarak böyle bir
kısırlaştırma operasyonunun
olmasının dışında olayda adı
geçen veteriner hekimin
operasyona ilişkin kurallara
uygun kıyafet ve düzen
içinde olmadığı halde
operasyon yapıyormuş
görüntüsü ile basında yer
alması mesleki anlamda kabul
edilebilir değildir.
Ülkemizde de sokak
hayvanları ile ilgili pek
çok gönüllü gerçek ve tüzel
kişi tarafından
kısırlaştırma çalışmaları
yapılmaktadır. Bunların da
herhangi bir
standardizasyon, sistem ve
kayıt ağına dahil olmadığı
bilinmektedir. Sokak hayvanı
konusu çok emek harcanan ama
çoğu kez kamu kurumları
tarafından sahip çıkılmayan
ve bu nedenle bir türlü
bitmeyen ciddi sorunları
olan bir konudur.
Tüm bu sorunların temelinde
sokak hayvanı tanımının
yasallaştırılması
yatmaktadır. Bu şekilde
haklarının korunacağına dair
beklenti başarılı olmamış
tersine daha fazla sorun
yaratmıştır. Hayvan hakları
evrensel beyannamesinde “tüm
hayvanlar eşit yaşam hakkına
sahiptir” ifadesi yer
almaktadır. Dolayısıyla
sokak hayvanı farklı bir
statüde kabul edilmeden
sahipli hayvanlar gibi
muamele görmelidir. Bu
şekilde olduğu taktirde
belli konularda
standardizasyon sağlamak
daha bilimsel ve doğru
olacaktır. Sırf sokak
hayvanı ve bu konuda devlet
politikamız yok diye
hayvanların yurt dışı
ağırlıklı olmak üzere
desteklenen çalışmalarla
sürekli gündeme gelmesi, hem
ülkemizin tanıtımı hem de
ülkemiz insanlarının (gerek
kamu gerek hayvansever )
emeklerinin boşa harcanması
açısından üzücüdür.
Ülkemiz insanının ve
veteriner hekimlerinin
hayvan haklarına ilişkin
duyarlılığı ve hayvan
sevgisi AB ülkelerinin çok
daha ilerisindedir. Bu
yöntemin yıllardır
Almanya’da ya da AB
ülkelerinde uygulanıyor
olması bizim insanımız
tarafından kabul göreceği
anlamına gelmemektedir.
Fakültelerimizde de bu tarz
bir teknik
öğretilmemektedir.
Konuya ilişkin yasal işlem
uygulanması hakkında da ilk
akla gelen Hayvanları Koruma
Kanunu’dur. Ancak Hayvanları
Koruma Kanunu’na
baktığınızda da bu tarz bir
uygulamaya ilişkin net bir
ceza maddesinin olmadığı
görülmektedir. Dolayısıyla
bu konu bu kadar gündemde
yer aldığı gibi Hayvanları
Koruma Kanunu’nun
düzenlenmesine ilişkin
taleplerimiz de basın
tarafından gündemde
tutulmalıdır.
Bu haberin mesleğimizi de
rencide eder tarzda basında
yer aldığı kadar, veteriner
hekimler olarak yürüttüğümüz
hayvan hakları ve veteriner
halk sağlığına ilişkin
başarılı çalışmaların da
kamuoyuna duyurulmasının
etkin şekilde yapılmasını
diliyoruz.
Değerli basın mensupları
Tarım Bakanlığının Ege
Bölgesinde 5 ilde başlatmış
olduğu sahipsiz hayvanlara
kuduz aşısı kampanyasına
İzmir de çalışan serbest
veteriner kliniklerinden,
kuduz kampanyası afişi
bulunduran meslektaşlarımız
sokak hayvanlarını aşılamak
suretiyle destek
vermektedir. Kampanya 26
Nisan Dünya Veteriner
Hekimler Günü’nü de
kapsayarak 30 Nisan’da sona
erecektir.
Ülkemizde koruyucu hekimliği
ön planda tutan, veteriner
halk sağlığı konusunda her
zaman gece-gündüz demeden
fedakarca çalışan ama
nedense hep eleştirilerin
hedef odağı olan, ülke
tarihinde ilk defa
meslektaşı bakan olmasına
karşın özlük hakları
verilmeyen, teşkilatı
elinden alınan,şap hastalığı
gibi çok önemli bir zoonoz
hastalıkta bakanlığı
tarafından aşılama ücreti
olarak hayvan başına 40 ykrş
uygun görülen
meslektaşlarımız hala
fedakarca çalışıyorlarsa bu
onların başarısıdır
.hepinize saygılarımızı
sunarız.
Serdar AKTOP, İZMİR- VHO
Başkanı
Dr. Ebru TONG, HAYHAVEDER
Başkanı
İzmir Veteriner Hekimler
Odası ve Hayvan Hakları İçin
Veteriner Hekimler Derneği
Ortak Basın Açıklamasıdır
|
|
BASIN
AÇIKLAMASI
KÜÇÜK ÜRETİCİLER VE ÇİFTLİKLER
BORÇ KISKACINDA !
“Hayvan sahipleri Veteriner Hekim
borcunu ödeyemiyor” |
Son
yıllarda hükümetlerin yanlış hayvancılık politikaları
sonucunda, küçük üreticiler artık işletmelerini
çalıştıramaz, borçlarını ödeyemez noktasına gelmiştir.
Tarımın küçük bir bölümü olarak ele alınan ve sadece
destekleme politikaları üzerine kurulmuş olan hayvancılık
politikalarının çok yetersiz kalması, üreticiyi daha da zor
duruma düşürmektedir. AB uyum süreci gereğince yapılması
gereken yapısal düzenleme ve iyileştirmeler yapılamamıştır.
2007 yılına ait hayvancılık destekleme ödemelerinin bir yıl
gecikmeyle bölük pörçük ödenmesi, Mart ortalarına gelindiği
halde 2008 yılında destekleme sisteminin nasıl olacağının
hala belirsizliğini koruması hayvancılık sektörünün tüm
kesimlerini zora sokmaktadır.
Üreticiyi derinden etkileyen bu yanlış hayvancılık
politikaları, kimi zaman veteriner hekim muayene ücretlerini
dahi ödeyemez duruma getirmiştir. Hayvancılık sektöründe
hastalıklarla mücadele, koruyucu hekimlik ve ıslah açısından
önemli hizmetler veren serbest veteriner hekimler
ücretlerini alamadıkları için ekonomik sıkıntı içine
girmişlerdir. Hayvan sağlığının yanı sıra, zoonozlar ve gıda
güvenliği yönüyle halk sağlığı için de çalışan veteriner
hekimler; ekonomik krize sürüklenmekte ve her gün birkaç
veteriner kliniği daha kapanmaktadır. Veteriner hekimler
ücretlerini alamadığı için hastalarına gidememekte ve
sonuçta bu önemli hizmetler aksamaktadır. Bu durum
birbirinden ayrılmaz olan üreticiyle veteriner hekimleri
zaman zaman karşı karşıya getirerek anlaşmazlığa
sokmaktadır.
Daha önceki borçları nedeniyle veteriner hekime gidemeyen
hayvan sahipleri ve üreticiler, kendi sorununu kendi çözmeye
çalışmakta ve sonuçta gereksiz ve insan sağlığını tehdit
edecek boyutlarda, bilinçsiz ilaç kullanmaktadırlar. Aynı
zamanda aksayan hizmetler nedeniyle hastalıklar artmakta,
ekonomik kayıplar büyümekte, hijyen ve gıda güvenliği
riskleri artmaktadır.
Halen, veteriner
hizmetlerinin yürütülmesi için bağımsız bir veteriner
teşkilatı bulunmaması, sağlık personeli norm kadrolarının
önemli bir kısmının hala boş olması, kamuda çalışan
veteriner hekimlere özlük haklarının verilmemesi gibi
çeşitli nedenlerden ötürü veteriner hizmetleri
aksamaktadır. Sonuçta ülkemiz adeta bir hastalıklar
cennetine dönüşmüş ve Şap, Şarbon, Bruselloz, Tüberküloz,
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ve Kuduz gibi hastalıklar
yayılmaya devam etmektedir. Bulaşıcı ve zoonoz hastalıklar
canlı hayvan ve hayvansal ürün ihracatımızı da
engellendiğinden potansiyelimiz değerlendirilememekte ve
ülke ekonomisine de zarar vermektedir. Bunlara ek olarak,
serbest veteriner hekimlerin de hizmet götüremez noktaya
gelmesi mevcut sorunların daha da büyümesine yol açacağı
aşikardır.
AB Veteriner Hekim
Platformu olarak başlıca çözüm önerilerimiz aşağıdadır;
-
Tarımın küçük bir
bölümü olarak ele alınan ve ihmal edilen hayvancılık
sektörü, ekonomik sağlık potansiyeli açısından ülkenin
en dinamik sektörlerinden birisidir. Ülke gelişme
politikalarının bu doğrultuda hazırlanması ve
hayvancılık alanında gerekli reformların yapılması
sağlanmalıdır.
-
Veteriner hizmetleri;
hayvan sağlığı ve refahı, gıda güvenliği ve halk sağlığı
alanlarında bir bütün olarak ele alınıp, AB normlarında
ve yetkin bir yapıya kavuşması sağlanmalı, serbest/resmi
ayrımı yapılmadan teknik ve ekonomik yönden gerekli
iyileştirmeler hızla yapılmalıdır. Bu kapsamda, yeni
hazırlanmakta olan “Tarım ve Köyişleri Bakanlığının
yeniden yapılanması hakkındaki kanun tasarısı” ile
“Veteriner Hizmetleri, Gıda ve Yem Kanun Taslakları” bu
çerçevede düzenlenerek bir an önce yasalaşması
sağlanmalıdır.
-
Serbest Veteriner
hekimlik 20 yıllık süre içinde çok büyük bir gelişme
göstererek önemli bir sektör haline gelmiştir. Ancak
serbest veteriner hekim hizmetleriyle ilgili olarak
çağımıza uygun düzenlemeler yapılamamıştır. Bu
belirsizlik giderilerek serbest veteriner hekim
hizmetleri çağımıza uygun bir çerçeveye
kavuşturulmalıdır.
-
Serbest veteriner
hekimlerin hizmetleri konusunda esas sorumlu olan
veteriner hekim Odalarının yetkileri tam olarak
verilmediği için, bu konudaki sorumluluk göstermelik
düzeyde kalmaktadır. Odaların yetkileri günümüz
koşullarına uygun olarak düzenlenmeli ve kurumsal
yapıları güçlendirmelidir.
-
Tarım Bakanlığının
hayvansal üretim ve veteriner hizmetleri ile ilgili
bütçesi arttırılmalı; geciken hayvancılık desteklemeleri
(süt primi, buzağı desteği, suni tohumlama primi vb.)
için ise enflasyon payı eklenerek üreticilerin ve
serbest veteriner hekimlerin ekonomik kaybı tazmin
edilmelidir.
-
Hayvancılık
sektöründe yem, ilaç, elektrik gibi girdi fiyatları her
geçen gün artarak maliyetler dayanılmaz hale gelmiştir.
Bu konuda hayvan yetiştiricileri lehine yeni
düzenlemeler yapılarak, borç yükleri hafifletilmelidir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 13/03/2008
Avrupa
Birliği Veteriner Hekim Platformu
Platform kurumsal üyeleri:
Ankara-Giresun-İstanbul-İzmir-Mersin-Afyonkarahisar-Antalya-Gaziantep-Hatay-Adana-Amasya-Kayseri-Elazığ-Trabzon-Bursa-Kastamonu-Trakya-
Aksaray-Muğla- Uşak ve Malatya Bölge Veteriner Hekim
Odaları
Veteriner Gıda Hijyenistleri
Derneği -Veteriner Hekimler Derneği - Veteriner
Dahiliyeciler Derneği - Hayvan Hakları İçin Veteriner
Hekimler Derneği -Veteriner Halk Sağlığı ve Toplumsal
Çalışmalar Derneği-Veteriner Sağlık Ürünleri
Sanayicileri Derneği
web:
www.abveteriner.org
|
|
ÇÜRÜK TEMEL ÜZERİNE YENİ BİNA YÜKSELİR Mİ,
KURUMSAL YAPIYI GÜÇLENDİRMEDEN BÜYÜK PROJELER YÜRÜR MÜ ? |
AB uyum sürecinin başlaması ile mevzuatın uyumlaştırılması,
uzun yıllardır sorunlar batağına saplanmış kamu veteriner
hekimlik hizmetlerinin yeniden organize edilerek kurumsal
kapasitenin iyileştirilmesi ve teknik standartların
yükseltilmesi için radikal adımlar atılması beklentilerinin
pek çoğu gerçekleşmemiş bulunmaktadır. Her yıl yayınlanan
AB İlerleme Raporlarında "veteriner hekimlik ve gıda
güvenliği ile ilgili konularda ciddi bir ilerleme
kaydedilmediği" önemle vurgulanmasına ve Veteriner Hekimlik
Örgütleri (TVHB, Odalar, Dernekler) ile AB Veteriner Hekim
Platformunun bu sorunları defalarca kamuoyuna deklere
etmesine/dikkat çekilmesine rağmen "Kervan yolda düzülür"
anlayışıyla yola devam edildiğini endişeyle izliyoruz. AB'ye
uyum amacıyla yayınlanan çeşitli mevzuatlar ise pratikte
çok sınırlı uygulanabilmiştir.
Bakanlığın gündeminde olan Tarım Bakanlığının
yeniden yapılanması ve Veteriner Hizmetleri, Gıda ve
Yem Kanunu gibi düzenlemelerin ilk değerlendirmelerine
bakıldığında beklentilerin ne kadarını karşılayacağı da
doğrusu bir soru işareti olarak gözükmektedir. Esasen
hükümetin kamuoyuna önceki dönemlerde açıkladığı kamu
reformu tasarıları da veteriner hizmetlerinde yeniden
yapılanmayı içermediği hatta İl Özel İdarelere devri
öngörülerek mevcut durumu bile aratabilecek düzenlemeler
düşünüldüğü görülmektedir. Bu konularda Tarım Bakanlığından
da herhangi bir net açıklama yapılmaması, belirsiz durumun
aynen devam etmesine yol açmaktadır.
Son dönemlerde Dünya Bankası veya AB destekli
bazı önemli projelerin (Kuş Gribi ile mücadele ve eğitim,
Şap mücadelesi, Kuduz hastalığı ile mücadele ve yeni aşı
kampanyaları gibi) uygulamaya konulması sevindiricidir.
Planlayan, hazırlayan ve katkısı geçen herkesi samimiyetle
kutlarız, bu projelerin hazırlık aşamasının dahi ne kadar
zorlu geçtiğini elbette çok iyi biliyoruz. Ancak madalyonun
öbür yüzüne bakıldığında; büyük hedefler ve artan iş yükünü
Bakanlığın mevcut zayıf teşkilat yapısı kaldıracak mıdır ?
Veteriner hizmetlerinin emir/komuta zinciri Bakanlıktan en
alt birimine kadar kesintisiz sağlanmadan, yeterli sayıda
veteriner hekim ve yardımcı sağlık personeli takviyesi
yapılmadan, teknik imkanlar artırılmadan, personel özlük
hakları ve motivasyonu iyileştirilmeden büyük hedeflere
(önemli bulaşıcı ve zoonoz hastalıkların eradikasyonu,
hayvan hareketlerinin kontrol altına alınması, çiftlikten
sofraya gıda güvenliğinin sağlanması vb.) ulaşılması acaba
ne kadar mümkün olacaktır ? Bir diğer deyişle "Çürük temel
üzerine yeni bina yükselir mi, kurumsal yapıyı
güçlendirmeden büyük projeler yürür mü, yoksa son 20-30
yılda uygulamaya çalışılan benzeri projeler gibi sistemin
bozuk çarkları arasında heba olup gider mi ?"
Gönlümüz elbette ülkenin kısıtlı olanakları
ve dövizle borçlanılarak temin edilen bu kaynakların her
kuruşunun ülke hayvancılığı ve ekonomisinin iyileşmesine ve
gelişimine katkı sağlamasından yanadır. Dileriz bu
projelerin hepsi hedefine ulaşır. Ancak "sorunları sürekli
görmezden gelip, öteleyerek ve çöpleri halının altına
süpürerek" mesafe alınamadığı da geçmişte yaşanan acı
tecrübelerle sabit değil midir ?
Saygılarımızla
AB Veteriner Hekim Platformu
web:
www.abveteriner.org
|
|
28
numaralı müzakere faslı
:
'Tüketici ve Sağlığın Korunması' |
|
19
Aralık 2007'de açılan 'Tüketici ve sağlığın korunması' adlı 28 numaralı müzakere
faslının kapanabilmesi için gereken resmî koşullar:
Türkiye, genel
gıda güvenliği hakkındaki yasalarını gözden geçirmeli ve buna ek olarak
tüketicinin korunması ile ilgili yasalarını AB müktesebatı ile uyumlu hale
getirmek amacıyla geliştirmelidir. Aynı zamanda idari yapıların ve
uygulanabilirliğinin yeterli olduğunu göstermelidir. Örneğin, Hızlı Alarm
Sistemine ( RAPEX ) katılım için gerekli olan araçlar gibi.
Bulaşıcı hastalıklar
alanında Türkiye'nin, kendi kurumsal ve idari yapılarının AB ye katılım
sürecindeki bildirim ve eşgüdüm yükümlülüklerini yerine getirecek düzeyde
olduğunu göstermesi gerekmektedir. Bunlara Erken Uyarı ve Cevap Sistemine ( EWRS
) katılım da dâhildir.
Türkiye, kan ve kan
bileşenleri hakkındaki teknik şartlarını, ciddi olumsuz sonuçlara yol açabilecek
reaksiyonların ve olayların izlenebilirlik şartlarını ve bildirimlerini, kanla
ilgili kuruluşların kalite sistemlerinin izlenebilirliği ve bildirimlerini,
Komisyonun katılım direktiflerine uyumlu hale getirmelidir.
Türkiye aynı zamanda
dokular ve hücreler hakkındaki kanuni düzenlemelerini de AB müktesebatına uyumlu
hale getirmelidir. Yukarıda adı geçen insan
kanı, insan doku ve hücreleri ile ilgili kanunlar alanlarında, Türkiye'nin AB'ye
katılımı gerçekleştiği takdirde bu kanunları gerektiği gibi yürütme ve icra etme
konusunda yeterli idari kapasiteye sahip olduğunu göstermesi gerekir.
Sonuç olarak Türkiye,
tütün ürünleri özellikle de yüksek katranlı ürünler ve çiğneme amaçlı tütünler
hakkındaki düzenlemeleri ve tütün reklâmları ile ilgili düzenlemeleri AB
müktesebatına uyumlu hale getirmek konusunda istikrarlı bir yol izlemelidir.
Çevirii: Safiye ERGİN KAYA/Veteriner Hekim
|
|
AB Veteriner Hekim
Platformu Kuş Gribi Açıklaması |
|
KUŞ GRİBİ TEKRAR TÜRKİYE’DE, YAYILMA OLASILIĞI VAR
Hekimlerin “hakim” olması gereklidir..
Yönetemediğimiz teşkilat ile hastalıkları önlememiz
beklenemez…
...AB Veteriner
Hekimler Platformu olarak hastalıkla ilgili önemli noktaları tekrar hatırlatmak,
olası büyük salgınlar için yetkilileri tekrar uyarmak istiyoruz. Bu konuda
yanlış bilgilerle büyük paniklerin yaşanmasına neden olarak ülkeye ve sektöre
zarar vermek ne kadar tehlikeliyse, insan ve hayvanlarda ciddi bir salgın
olasılığını görmezden gelmenin o kadar tehlikeli olacağı unutulmamalıdır...
Tam metin |
|
Veteriner Hekimler Düzenledikleri
Çalışmalarla Mesleklerine Sahip Çıkıyor |
|
Veteriner hekimler ve
meslek kuruluşları, son yıllarda çeşitli hizmet alanlarında yaşanan
olumsuz gelişmeler, hak ve yetki kayıpları sonucunda harekete geçtiler.
Bağımsız Veteriner Teşkilatının yıllar önce kapatılmasından sonra
Veteriner hekimler kendi hizmetlerini etkin bir şekilde yürütemiyorlar.
Veteriner hekimler sık sık yapılan rutin iyileştirme
programlarının dışında tutularak adeta yok sayıldı. Hayvan Sağlığı ve
refahı ile gıda güvenliği ve halk sağlığı konularında önemli görevleri
olan Veteriner Hekimler mesleklerine sahip çıkmak amacıyla çeşitli
etkinlikler düzenliyorlar.
AB Veteriner Hekim Platformu ve benzeri
gönüllü meslek grupları bu çalışmaları etkin olarak desteklemektedir.
Aşağıda yakın gelecekte yapılacak etkinliklerin duyurularını
görebilirsiniz. Diğer
çalışmalar ve ayrıntılar için
www.abveteriner.org
"duyurular" bölümüne bakınız. |
|
KONGREE
Uluslararası
Halk Sağlığı ve Gıda Güvenliği Kongresi
11-13
Nisan 2008
Türk Veteriner Hekimler Birliği
 |
ÇALIŞTAY
Sığırlarda Ayak Hastalıkları Çalıştayı
08-09 Mart 2008
Samsun - Sinop VHO
19 Mayıs Üniv. Veteriner Fak.
Sürekli Eğitim Merkezi
 |
Diğer etkinlikler:
ADLI VETERINER HEKIMLIK KURSU
7-12 Nisan 2008
Kirikkale Univ.Veteriner Fakultesi,
Ankara Univ. Tip Fakultesi
Adli Bilimciler Dernegi
4. Ulusal Küçük Hayvan Hekimliği Kongresi
24-27-Nisan 2008
Uludağ Üniv. Veteriner Fakültesi
Vııı. Ulusal Veteriner Mikrobiyoloji Kongresi
07–09 ekim 2008
Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Veteriner Fakültesi
III. Veteriner Jinekoloji Kongresi
23 – 26 Ekim
2008
İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi
"2. Ulusal Veteriner Hekimliği Tarihi ve Mesleki Etik
Sempozyumu"
24-26 Nisan
2008
Veteriner Hekimliği Tarihi ve Mesleki Etik Derneği,
Selçuk
Üniversitesi Veteriner Fakültesi |
VETERİNER HİZMETLERİ, GIDA VE YEM KANUNU TASLAĞI
HAKKINDA (TVHB GÖRÜŞÜ)
|
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi, Veteriner
Hizmetleri, Gıda ve Yem Kanun Taslağı ile ilgili görüş
hazırlayarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığına göndermiştir. Görüş;
Merkez Konseyi, İstanbul Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası,
Veteriner Hekimleri Derneği, Türk Veteriner Hekimleri Birliği
Vakfı'nın katılımıyla oluşturulan komisyon marifetiyle odalarımızdan
ve meslektaşlarımızdan ulaştırılan tüm görüşler değerlendirilerek
oluşturulmuştur.
Devamı
Veteriner Hizmetleri, Gıda ve Yem Kanunu Taslağı
(KKGM
web sitesinden)
İlgili AB Mevzuatı
|
|
Veteriner Hekimler Beklemede ... |
|
.JPG)
Karikatür:İrfan
Özüdoğru
|
Aşağıdaki haksız tabloyu dikkatinize sunuyoruz !!
Hayvan sağlığı, halk sağlığı, gıda güvenliği, hayvan hakları sorunlarını düşünürken
hatırlamanız için !

2008 Ocak ayı:
En düşük devlet memuru maaşı 959
YTL,
En yüksek Veteriner hekim maaşı
1.346 YTL,
Aynı kurumda çalışan bir
mühendisin maaşı 1.540 YTL
|
|
Konu
uzmanı Veteriner hekimlerin denetiminde, hayvan sevgisini aşılamak
ve barınaklardaki sahipsiz köpeklere yuva kazandırmak amacıyla yapılan
bir yarışma programı. |
|
|
|
|
|
|