BAYRAMDA SAĞLIĞINIZI KESMEYİN !
UNUTMAYIN SAĞLIK FARZ,
KURBAN VACİP
2006 yılında
AB Veteriner Hekim Platformu ve
Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi tarafından oluşturulan Kamu Sağlığı Grubu,
kurban kesimleri konusunda Veteriner hekimler ile tıp doktorların işbirliği ile
çalışmalar yapmaktadır. İlk kurban çalışması olarak iki broşür ve kitapçıktan oluşan eğitim çalışması hazırlamıştır.

2007 Yılında ise Kurban Bayramı
öncesi kurbanla ilgili tüm kurumlardan temsilcilerin (19 ayrı kurum)
katılımıyla 21 Kasım 2007 Çarşamba günü Ankara Doğa Residence Otel’de "Kurban Çalıştayı" düzenlendi.
Düzenleyici kuruluşlar olarak AB Veteriner Hekim Platformu adına Veteriner
Hekimler Derneği, Ankara Veteriner Hekimler Odası ev sahipliğini üstlendi. Çalıştaya, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı,
Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri
Başkanlığı, Türk Veteriner Hekimler Birliği, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu,
Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği, Veteriner Halk Sağlığı ve Toplumsal
Çalışmalar Derneği, Hayvan Hakları İçin Veteriner Hekimler Derneği ve Türkiye
Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliğinden yetkililerin yanı sıra
basın temsilcileri ve çeşitli üniversitelerden konuyla ilgili akademisyenler katıldı.
Kurban Çalıştayı Sonuç
Bildirgesi
aşağıda yayınlanmıştır. Çalıştay raporu ise Veteriner Hekimler
Derneği tarafından kitapçık olarak bastırılmıştır.
2008 yılında Çalıştayda alınan karar
doğrultusunda Kurban Karikatürleri Sergisi hazırlanmıştır.
Kurban Çalıştayı Sonuç
Bildirgesi
Kurban Çalıştayı Raporu
Çalıştay
Fotolar
Basında 2007 Kurban Çalıştayı Haberleri
|
|
İZMİR KURBAN
KARİKATÜRLERİ SERGİSİ 1-5 ARALIK 2008 |
|
|
2007 yılı "Ulusal
Kurban Çalıştayı'nda" alınan karar
doğrultusunda
AB Veteriner Hekim Platformu,
Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme
Merkezi ve Karikatürcüler Derneği İzmir
Temsilciliği olarak hazırlanan "Kurban
Karikatürleri Sergisi" Bornova Belediyesi
desteği ve ev sahipliğiyle düzenlenecektir.
"Kurban Karikatürleri" konulu
bir sergi,
kurban kesimlerinin hayvan sağlığı, çevre
sağlığı, gıda güvenliği ve
insan sağlığı kurallarına
uygun bir şekilde yapılması için toplumda
bilinçlenme ve duyarlılığı artırmak amacıyla
düzenlenmektedir.
Belediyeler,
Veteriner Hekim Odaları, ilgilenen kurum ve
kuruluşlar karikatürleri sergi, kitap,
broşür, CD ve benzeri ortamlarda aynı amaçla
sadece izin almak ve kaynağını belirtmek
şartıyla kullanabilirler.
(Sergi açılışı: 1 Aralık 2008
Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi saat:
18.00 İZMİR)
AB Veteriner Hekim Platformu
Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme
Merkezi
Karikatürcüler Derneği Çağrısı |
|
|
|
KAMU SAĞLIĞI GRUBU tarafından yapılan çalışmalar |
Kurban Çalıştayı SONUÇ BİLDİRİSİ
Kurban Çalıştayı Raporu
AB Veteriner Hekim
Platformu ve Toplum Sağlığı Araştırma Geliştirme Merkezi
ortak basın açıklaması :
“ Bayramda sağlığınızı
kesmeyin ! ”
.JPG)
KAMU
SAĞLIĞI GRUBU EĞİTİM ÇALIŞMASI
Kurban konusunda çalışmalara katılmak; görüş, öneri ve
dosyaların gönderilmesi için:
Kamu
Sağlığı Grubu moderatörü
kamusagligi@gmail.com
-BASIN VE KAMUOYUNA-
KURBAN ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ
AB üyelik sürecinde bulunan ülkemizde kurban
konusunda geçici ve günübirlik çözümler arama yerine yıllardır süregelen
sorunların toplum sağlığı, hayvan sağlığı ile hayvan hakları ve refahı, gıda
güvenliği, çevre, ekonomi, tüketim gibi boyutlarıyla ele alınması, kamu kurum ve
kuruluşları ile bağlantılı sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışması sonucunda
oluşturulacak kısa, orta ve uzun vadeli politikalara ve uygulamalara önemle
ihtiyaç bulunmaktadır.
Ülkemizde resmi olarak veteriner hekim
kontrolü ve denetiminde, belediyeler, EBK ve özel sektör et sanayi
işletmelerinde 400-450 bin ton dolayında kırmızı et üretilmektedir. Resmi
kesimler dışında ülkemizde bir o kadar miktar da tüketilen kırmızı
etin ise kırsal tüketim, kaçak hayvan kesimleri ve kayıt dışı et üretiminden
elde edilen etlerden oluştuğu bildirilmektedir. Bu rakam içinde kurban ve adak
olarak mezbaha ve kombinalar haricinde kontrolsüz şekilde kesilen hayvan
etlerinin de bulunduğu bilinen bir gerçektir.
Ülkemizde Kurban Bayramlarında yaşanan
olumsuz manzaraların önlenmesi, kurban, adak vb. mezbaha dışı kontrolsüz
kesimlerin insan, çevre, hayvan sağlığı ve ekonomiye yaptığı olumsuz etkilerin
ortaya konulması, bu olumsuzlukların giderilmesi için uzun ve kısa dönemde
alınacak önlemlerin tüm tarafların katılımı ile tartışılarak belirlenmesi için
AB Veteriner Hekim Platformu ve Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme
Merkezi’nin ortak organizasyonu ile 21 Kasım 2007 tarihinde Ankara’da “Kurban
Çalıştayı” düzenlenmiştir. Aşağıda isimleri belirtilen
kurum/kuruluşlar adına katılan temsilcilerle yapılan Çalıştayda bu konudaki
sorunlar tartışılmış,çözüm önerileri doğrultusunda eylem planlarının
hazırlanması ve bunların yürürlüğe konulması amacıyla aşağıdaki kararlar
alınmıştır :
-
Kurban için toplu kesim yerlerinin kurulması,
kesim sonrası atık yönetiminin yapılması, bunun için optimum kuruluş yeri
kriterleri dikkate alınarak merkezi rendering tesislerin kurulması ve bu
konuda belediyelerin yasal zorunluluğu olduğu için öncelikli olarak
bilgilendirilmesi, yönlendirilmesi ve harekete geçirilmesi,
-
Vatandaşlarımızın çoğunluğunun bayramının ilk
gününde kurbanlarını kesmeye çalışmaları, kesim yerlerinin kapasitesinin
yetersiz kalmasına yol açmakta olup, kesimlerin uygun ve hijyenik ortamlarda
yapılabilmesi amacıyla “ilk üç güne yayılmasının” teşvik edilmesi (örneğin;
kurbanını ikinci veya üçüncü günde kestirenlerden mezbahalarda/kesim
yerlerinde düşük ücret alınması yada bedava kesilmesi gibi),
-
Kurban ve adak kesimleriyle ilgili kuruluşlar
arasındaki yetki karmaşasının giderilebilmesi ve gerekli koordinasyonun
sağlanabilmesi amacıyla günün koşullarına uygun ortak kurban mevzuatının
(kanun, kurban hijyen ve atık yönetmeliği vb.) hazırlanması,
-
Kamuoyuna yönelik olarak geniş kitleleri
eğitecek ve ulaşabilecek şekilde karikatür, çizgi film, belgesel vb.
programlar yapılarak, materyaller hazırlanarak görsel olarak ulusal ve yerel
değişik yayın organlarında gösterilmesi, ayrıca radyoda programları
yapılması ve broşürler hazırlanarak değişik market, hayvan pazarı vb.
yerlerde ücretsiz dağıtımlarının sağlanması, toplumsal tutum ve
davranışların değiştirilmesini hedefleyen yaygın eğitim ve sivil toplum
girişimlerinin çoğaltılması,
-
Kurban kesiminde görev alacak kalifiye
elemanların yetiştirilmesine önem verilmeli, kasapların iş kazası ve kesim
hatalarının önüne geçilebilmesi amacıyla ciddi bir şekilde eğitimden
geçirilmesi ve MEB. tarafından tek elden sertifikalandırılması,
-
Kurbanlık hayvanların nakli sırasında
kullanılan araçlara ,AB mevzuatları gereğince hayvan refahı açısından belli
bir standart getirilmesi, hayvanların indirilmesi sırasında özel rampa
sistemlerinin zorunlu kılınarak, strese sokmadan hayvan refahına uygun
taşıma işlemlerinin yapılması, kesim esnasında diğer hayvanların kesim
yerinden uzak bir yerde bekletilmesi,
-
Hayvan pazarlarıyla kesim yerlerinin
birbirine yakın olması ve kesim yerlerine kolay ulaşımın sağlanması, yerel
yönetimlerin şehir dışında asgari şartları haiz kesim bölgeleri
oluşturmaları (hayvan barınağı, hayvan sahipleri ve bakıcıları için
prefabrik yatakhaneler yapılması vb.),
-
Kurban olarak satın alınacak hayvanların;
sağlıklı,besili, veteriner sağlık raporu/menşe şahadetnamesi,aşı kayıtları
bulanan ve hayvan kimlik sistemine kayıtlı olanlardan seçilmesi, gebe ve
damızlık değeri yüksek hayvanların kurbanlık olarak kesilmesinin önlenmesi,
-
İl ve ilçelerde ilgili mevzuat gereğince
kurulan Kurban Hizmetleri Komisyonlarının daha etkin çalışmalarının
sağlanması için mülki idarelerce gerekli tedbirlerin alınması,
-
Her hayvan sahibinin gelişi güzel kurban
satışı yapmasının önüne geçebilmek için kurban satışı yapacak yetiştirici
veya hayvan sahiplerinin belli kurallar dahilinde sertifikalandırılması,
-
Norm kadro düzenlemeleri adı altında bir süre
önce birçok belediyelerimizde ortadan kaldırılan Belediye Veteriner İşleri
Müdürlüklerinin tekrar kurularak, koruyucu halk sağlığı hizmetlerine
katılımlarının aktif hale getirilmesi,
-
Başta kist hidatik, şarbon, bruselloz ve
tüberküloz gibi hayvanlardan insanlara geçen (zoonoz) hastalıklar olmak
üzere hayvan sağlığını tehdit eden şap gibi bulaşıcı hastalıklar konusunda
kurban öncesinde kamuoyunun bilgilendirilmesi, okullarda bu konularda eğitim
çalışmalarının yapılması, kan,sakatatlar ve diğer artıkların kesinlikle çöpe
atılmaması, köpek vb. hayvanlara verilmemesi, toprak içine derince açılacak
çukurlara gömülerek imha edilmesi,
-
Uygunsuz koşullarda bireysel yapılan
kesimlerin önüne geçilebilmesi ve yeterli teknik donanıma sahip merkezi
tesislerde kesimlerin gerçekleşebilmesi için vekalet sisteminin
özendirilmesi ayrıca bu sistemde yapılacak kesimlerin doğu ve güneydoğu
anadolu bölgesinde oluşturulacak özel merkezlere yönlendirilmesi suretiyle
doğudan batıya olan ve bulaşıcı hastalıkların yayılmasına yol açan hayvan
hareketlerinin azaltılması,
-
Gıda Güvenliği ve hijyen etkinliği açısından;
hayvan pazarlarında ve kurban bayramı süresince kesim yerlerinde, resmi
görevlendirmelerin dışında Türk Veteriner Hekimler Birliği organizasyonunda
Veteriner Hekim Odaları tarafından oluşturulacak havuzdan yerel yönetimlerce
hizmet alınması şeklinde hayvan kesim endeksli olarak veteriner hekim
görevlendirilmesi ve görev harcırahlarının günün şartlarına uygun olarak
ödenmesinin sağlanması,
-
Kaçak kesimlerin ve kayıt dışılığının
engellenmesi için her ilde nüfus yoğunluğu dikkate alınarak modern
mezbahaların/kombinaların muhakkak hizmete sokulması, sadece bu amaçla
kullanılmak üzere kurban derilerinden elde edilen gelirin bir kısmından
aktarılacak kaynakla “Kurban Hizmetleri Fonu” oluşturulması, ayrıca
özel sektörün kesim tesisleri kurmaları için teşvik edilmesi,
-
Ülke ekonomisi ve deri sanayimiz açısından
son derece önemli olan, buna karşın kurbanda yapılan kesim/yüzüm ve muhafaza
hataları nedeniyle çok büyük zayiatlar verilen derilerin usulüne uygun
şekilde yüzülmesi, tuzlanması, ambalajlanması ve derihanelere nakli için
yeterli tedbirlerin alınması,
-
Kısa vadede kentlerde olası kurban
atıklarının hijyenik şekilde çevreyi kirletmeden toplanıp yetkililerce uygun
şekilde imhası amacıyla kurban öncesi hazırlanan özel poşetlerin
belediyelerce dağıtılması ve kurban günü toplanması,
-
Çalıştay kararlarının sonuçlarının izlenmesi
ve değerlendirilmesi amacıyla katılımcı kuruluşların “Ulusal Kurban
Girişimi” adı altında çalışmalarına devam etmesine karar verilmiştir.
Kamuoyunun bilgisine
saygıyla sunulur.
Çalıştaya Temsilci Gönderen Katılımcı Kuruluşlar
:
Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı
Sağlık Bakanlığı
Çevre ve Orman Bakanlığı
Milli Eğitim Bakanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ankara Büyükşehir
Belediyesi
Ankara Üniversitesi
Veteriner Fakültesi
Türk Veteriner Hekimleri
Birliği (TVHB)
Ankara Bölgesi Veteriner
Hekimleri Odası
Veteriner Hekimler Derneği
Toplum Sağlığı Araştırma ve
Geliştirme Merkezi
Veteriner Gıda
Hijyenistleri Derneği
Veteriner Halk Sağlığı ve
Toplumsal Çalışmalar Derneği
Hayvan Hakları İçin
Veteriner Hekimler Derneği
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu
Süt ve Et Üreticileri
Birliği Derneği (SETBİR)
Anadolu Ajansı
Avrupa Birliği Veteriner
Hekim Platformu
Kurban Çalıştayı
Katılımcı listesi
Kurban Konusunda Yapılan Diğer Çalışmalar
|
KURBAN ÇALIŞTAYI YAPILDI |
|
Kurban
Bayramı öncesi, kurban kesiminin gerek hayvan gerekse insan sağlığına
yönelik tehditlerinin en aza indirilmesi organizasyonun için ilgili tüm
kurumlardan temsilcilerin katılımıyla 21 Kasım 2007 Çarşamba günü, Doğa
Residence Otel’de tüm gün süren "Kurban Çalıştayı" düzenlendi.
Düzenleyici kuruluşlar olarak AB Veteriner Hekim Platformu adına
Veteriner Hekimler Derneği, Ankara Veteriner Hekimler Odası, Toplum
Sağlığını Araştırma ve Geliştirme Merkezi’görev almışlardır. Çalıştaya,
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Milli
Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türk Veteriner Hekimler
Birliği, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Veteriner Gıda Hijyenistleri
Derneği, Veteriner Halk Sağlığı ve Toplumsal Çalışmalar Derneği, Hayvan
Hakları İçin Veteriner Hekimler Derneği ve Türkiye Süt, Et, Gıda
Sanayicileri ve Üreticileri Birliği'nden yetkililerin yanı sıra çeşitli
üniversitelerden konuyla ilgili akademisyenler katıldı.
.jpg)
Kurban Çalıştayı
SONUÇ BİLDİRİSİ
|
2006 YILI ÇALIŞMALARI

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI
TÜRK VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ
A.Ü. VET. FAK. BESİN HİJY. VE TEKN. BÖLÜMÜ
VETERİNER HEKİMLER DERNEĞİ
TÜRK VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ VAKFI
Kurban ve Halk Sağlığı ile İlgili Basın Açıklaması
20 Aralık 2007
Kurban dini bir olgudur. Yaklaşık 600 bin b.baş ile 2.000.000 k. baş’ hayvanın
yetiştirilmesi, taşınması, pazarlanması ve satışı ile kesim ve tüketimini
kapsayan, zamanla sınırlı çok büyük bir organizasyondur. Kurbanlık hayvanların
satış ve kesim süreleri kısa görünmekle beraber, hayvanların besiye alınması,
pazara sunulması ve kesilmesi en az 6 ay gibi bir süreyi kapsamaktadır. Kurbanın
insan sağlığı, hayvan sağlığı, çevre, ekonomik, ve hijyen boyutu bulunmaktadır.
Özellikle Veteriner Hekim kontrolü dışında yetiştirilen, sevki yapılan, satışa
sunulan hayvanlar bulaşıcı ve salgın hayvan hastalıklarının yayılma riskini
arttırmakta ve kesilen hayvanlardan elde edilen etler ise insan sağlığı
açısından önemli bir risk oluşturmaktadır. Kurbanlık hayvanların sokaklarda
dolaştırılmaları, meydanlarda bekletilmeleri, satın alınan hayvanların evlerin
bahçelerinde, balkonlarında tutulmaları ve uygun olmayan yerlerde kesilmeleri
tehlikenin boyutunu daha da arttırmaktadır.
Öncelikle Kurban ibadetinin kamuoyunda hayvan katliamı gibi gösterilmesinin
önlenmesi, halkımızın, ibadetini kolay ve rahat yapabilmelerinin temini,
üreticilerimizin ürettikleri hayvanlarını uygun şartlarda satışlarını
yapabilmeleri, kurban bayramının kurban ruhuna uygun şekilde kutlanması, Kurban
bayramında insan sağlığı, hayvan sağlığını korumak ve hayvanların hayvan refahı
ve hijyenik şartlara uygun olarak kesilmesini ve çevre kirliliğinin önlenmesini
sağlamak ve AB sürecinde Kurban Bayramı ile ilgili olumsuzlukların giderilmesi
veteriner hekimler olarak amacımızdır.
Kurban Aktivitesinde Olumsuzluklar
· Piyasa hareketlerini kontrol altına almak zordur.
· Hayvan hareketleri yoğun olduğundan hayvan hastalıkları açısından risk
oluşturur.
· Satış/ pazarlama organizasyonu istenen disiplinde yapılamıyor.
· Pazarlama/ satış noktalarında istenen hijyen (saha, personel, çevre) tedbirler
yeterince sağlanamamaktadır.
· Kesim organizasyonu, hijyen, gıda güvenliği, çevresel etkiler ciddi
olumsuzluklar sergilemektedir.
Hayvanlardan İnsanlara Bulaşabilen Hastalıklar (Zoonozlar)
Kasaplık hayvanlar birçok hastalığın kaynağı olabilir ve bu hastalıkları
insanlara bulaştırabilirler. Hayvanlardan insanlara geçen bu hastalıkların
özellikle kurban bayramlarında görülme sıklığı yaklaşık %30 oranında
artmaktadır. Türkiye ve pek çok komşu ülkede Bruselloz, Kist hidatid,
Sistiserkoz, Sarkoplazmoz, Verem, Toksaplazmoz, Şarbon gibi hastalıklar
günümüzde hala görülmekte olup önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturmaya devam
etmektedirler. Bu hastalıklardan ileri gelebilecek tehlikenin azaltılması veya
önlenmesi için öncelikle hastalıkların hayvanlarda kontrol altına alınması
gerekir.
Kurban Organizasyonunda Koordinasyon Sağlanacak Kurumlar
· Tarım ve Köyişleri Bakanlığı,
· İçişleri Bakanlığı,
· Çevre ve Orman Bakanlığı,
· Sağlık Bakanlığı,
· Milli Eğitim Bakanlığı.
· Belediyeler,
· Diyanet İşleri Başkanlığı,
· Veteriner Hekimler Birliği Merkez Konseyi
· TRT,
· Ticaret Borsaları.
KURBAN BAYRAMINDAN ÖNCE ALINMASI GEREKLİ TEDBİRLER
Kurbanlık Hayvan Sevk Ettirecek Yetiştiricilerimizin:
1- Sığır cinsi hayvanlarını 2006 yılı sonbahar şap aşılama kampanyasında
aşılatmış olmaları veya herhangi bir nedenle aşılatmamış hayvanlarını sevk
tarihinden en az 15 gün önceden aşılatmaları zorunludur. Ayrıca, sevk edilecek
küçükbaş hayvanlarının da uygun bir boya ile işaretlenmiş ve şap hastalığına
karşı koruyucu olarak aşılanmış olması zorunludur.
2- Kayıt altına alınmamış, kulak küpesiz ve yanlarında pasaportu bulunmayan
hayvanların sevklerine hiçbir surette izin verilmeyecektir. Sevk raporunun
ilgili kısımlarının yetkililerce doldurularak imzalanmış olması ve hayvanların
kulak küpe numaralarını ihtiva etmesi zorunludur.
3- Hayvanlarını ilçe içinde Menşe Şahadetnamesi, ilçe veya iller arası ise
Veteriner Sağlık Raporu ile nakletmeleri gerekmekte olup, belgesiz hayvan
nakleden hayvan ve araç sahiplerine idari para cezası; bunları taşıyan nakil
vasıtalarına da 3 ay süreli trafikten men cezası verilmektedir.
4- Kurbanlık hayvanlarının taşınmasında kullanılacak araçlar, nakil öncesi ve
sonrasında temizlenerek dezenfekte edilecek; hayvanların nakil vasıtalarına
aşırı yüklenmelerine, nakliye sırasında yaralanma veya gereksiz yere acı ve
ıstırap çekmelerine neden olabilecek nakil vasıtaları ile sevklerine izin
verilmeyecektir.
5- Veteriner Hekim kontrolü olmadan hayvan sevki yapılmamalıdır.
Kurbanlık Alım ve Satış Yerleri:
1-Kurbanlık hayvanlar, hayvan pazar ve panayırları ile hayvan borsalarının yanı
sıra Kurban Hizmetleri Komisyonu’nca alınan kararlar doğrultusunda belirlenen
kurbanlık hayvan satış yerlerinde ve özel kurbanlık kesimi yapılacak
işletmelerde alınıp satılacaktır. Bu tür önceden belirlenen yerlerin dışında
kurbanlık hayvan alım ve satımlarına müsaade edilmeyecektir.
2-Bu gibi yerlerde kulak küpesi ve pasaportu olmayan sığır cinsi hayvanların
alınmaları ve satılmaları yasaktır
3-Belgesiz hayvanların kesiminin yapıldığı kombina, mezbaha veya kesim
yerlerinin sahiplerine idari para cezası ve tesis kapatma cezası verilecektir.
4-Hayvan pazar ve panayırları ile hayvan borsaları ve Kurban Hizmetleri
Komisyonlarının belirlediği kurbanlık satış ve kesim yerleri; Hükümet Veteriner
Hekimleri, Belediye Veteriner Hekimleri ve Belediye Zabıta Ekiplerinin
gözetiminde temizlettirilecek, dezenfekte ettirilecek ve bu yerler sürekli
olarak kontrol ve denetime tabi tutulacaktır.
5-Kurbanlık hayvan satış yerleri Belediyelerle müşterek olarak her gün sabah ve
akşam olmak üzere iki kez usulüne uygun olarak temizlenerek dezenfekte
edilecektir.
6- Kurbanlık hayvan alım ve satış yerleri Hükümet Veteriner Hekimleri, Belediye
Veteriner Hekimleri ve Belediye Zabıta Ekiplerince işbirliği ve koordinasyon
sağlanarak etkin ve sürekli olarak denetlenecek ve kontrol edilecektir.
Kurbanlık Hayvan Alımlarında Dikkat Edilecek Hususlar:
1-Veteriner sağlık raporu ve menşe şahadetnamesi olmayan
2-Sığır ve mandalarda küpesi ve pasaportu bulunmayan,
3-Çok zayıf olan
4-Gebe olan
5-Yeni doğum yapmış olan
6-Yüksek ateşi olan
7-Çok genç ve etleri olgunlaşmamış olan
8-Tüyleri karışık ve mat olan
9-Bakışları ve dış görünümü cansız olan
10-Pis kokulu ishali ve burun akıntısı olan
11-Çevreye karşı aşırı tepkili veya çok duyarsız olan hayvanların alınmaması
gerekmektedir.
Kurbanlık Kesim Yerleri:
1-Kurbanlık hayvan kesimleri Tarım Bakanlığından ruhsat alınmış mezbaha ve
kombinalarda veya geçici kesim yerlerinde yapılmalıdır. Kesim yapılacak yerler
temiz ve serin olmalı ve buralarda bol miktarda su bulunmalıdır. Kesim işlemi
mümkün olduğunca hayvanlar askıya alınarak yapılmalıdır. Böylece kesme ve yüzme
işleminin daha temiz ve sağlıklı bir şekilde yapılması sağlanmış olacaktır.
2-Vatandaşlarımız, kurbanlık hayvanlarını köylerde ve önceden belirlenmiş kesim
yeri bulunmayan yerlerde kendi bahçelerinde usulüne uygun olarak ve çevreye
zarar vermeyecek şekilde kesebilirler ancak cadde, sokak ve park gibi kamu
alanlarında kurbanlık hayvan kesimleri yasaktır.
3- Kurban kesim yerlerindeki atıkların kan ve diğer organların herhangi bir
çevre kirliliğine sebep olmalarının engellenmesi için gerekli önlemler
alınmalıdır. Bu konuda İl Valilikleri, geçmiş yıllarda olduğu gibi cadde ve
sokakları kurban kesim yeri olarak kullananlar ile Kurban kesiminden sonra kan,
atıklar ve iç organlarını sokak ve caddelerde bırakanlara gerekli yasal
yaptırımları uygulayacaklardır.
4- Kesilen hayvanlara ait hastalıklı organlar, kesim sırasında oluşan artıklar
ile özellikle kist hidatikli karaciğerler ile akciğerler kesinlikle kedi ve
köpeklere verilmeyecek, uygun şekilde hazırlanmış, kedi ve köpekler tarafından
çıkarılmayacak derinlikte çukurlara gömülerek imhası sağlanacaktır.
Kesimde Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar
Kurban bayramı süresince tüm mezbaha ve hayvan kesim yerlerinin açık olması,
bireysel veya toplu kesim işlemlerinin kesim yerlerine yönlendirilmesi ve
kesimin deneyimli kişilerce yapılması sağlanmalıdır. Kesilecek hayvan mutlaka
sağlıklı olmalıdır. Kesim öncesi kurbanlık hayvanların yorgun olmaması ve
kesimden önce yaklaşık 12 saat boyunca yem verilmemesi (su verilebilir), etlerin
kalitesini olumlu yönde etkileyen başlıca faktörlerdir. Yorgun hayvanların hemen
kesilmesi ile kanı tamamen akıtmak mümkün olmayacağı için etler dayanıksız
olacak ve çabuk bozulacaktır. Kurbanlık hayvanları kesim öncesi strese sokacak
kötü muamelelerden ve hareketlerden kesinlikle kaçınılması gerekir.
Kesim yeri temiz olmalı ve akarsu bulunmalıdır.
Kesim yapan kişinin sağlıklı ve temiz olması gerekir.
Hastalıklı doku ve organların kesimi sırasında kirlenen bıçaklar dezenfekte
edilmelidir.
Hayvan tutulup yatırılırken veya askıya alınırken işkence-eziyet edilmemelidir.
Kesim mümkünse askıya alarak yapılmalıdır.
İç organlar yüzme işini takiben en kısa sürede çıkarılmalıdır.
Yutak boşaltılmalı, mide-bağırsak, safra ve idrar kesesi ve üreme organları
çıkarılmalı, hasta ve süt bulunan memeler karkastan uzaklaştırılmalıdır.
Kesim sırasında kan, bağırsak içeriği gibi maddelerle çevrenin kirlenmesi
engellenmelidir
Tüketilecek sakatatlar temiz bir şekilde çıkarılmalıdır.
Kurban atıkları çöp varillerine ve gelişi güzel çevreye atılmamalı, kanalizasyon
kanallarına dökülmemelidir. Çevre temizliği ve halk sağlığı açısından bu tür
atıklar sokak hayvanlarının erişemeyeceği şekilde derin çukurlara gömülmelidir.
Kurban Etlerinin Olgunlaşması Ve Muhafazası
Kurban etleri, parçalar halinde temiz kaplara konulmalı ve önce güneş görmeyen
serin bir yerde (14 ºC’nin altında olmamasına dikkat edilmeli) hava alması
sağlanarak kesim sıcaklığının oda ısısına düşmesi beklenmeli (5–6 saati
geçmemeli) daha sonra buzdolabına kaldırılmalıdır. Kurbanlık etler henüz kesim
sıcaklığında iken buzdolabına poşet içinde veya hava alamayacak bir durumda
büyük parçalar halinde üst üste konulursa, buzdolabı ısısı etin iç kısımlarını
soğutmaya yetmez. Bu nedenle etin hava almayan kısımlarında çok kısa sürede (2.
gün) bozulma ve kokuşma hatta yeşillenme görülür. Böyle kısımlar kesinlikle
tüketilmemeli atılmalıdır. Et ve et ürünleri bakterilerin çoğalmaları için son
derece uygun bir ortam niteliğindedir. Uygun koşullarda bir bakteri 12 saatte 16
milyara ulaşabilmektedir. Bu durum hafif bir bakteri yüküne sahip bir etin iyi
muhafaza edilmediği takdirde bir gece sonra insan sağlığı açısından ne derece
büyük bir tehlikeye dönüşebileceği konusunda fikir vermektedir. Kurbanlık etin
dayanma süresi, kesim kalitesi ve et parçasının büyüklüğüne göre değişmekle
beraber normal buzdolabı koşullarında 5 veya 6 gündür. Bu süre kıymada
genellikle 3 gündür. Eğer daha uzun süreli muhafaza düşünülüyorsa etler derin
dondurucuda -18 derecede muhafaza edilmelidir.
Atık Ve Tüketilmeyen Yan Ürünler
Diğer taraftan kesim sonrası oluşan ve insan gıdası olarak tüketilemeyen yan
ürünler ile birçok hastalık etkenini taşıyan her türlü atık, uygun biçimde
ortamdan uzaklaştırılmamakta ve gerek çevre kirliliği gerekse salgın
hastalıkların yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle; kan, işkembe ve
bağırsak içerikleri ile bozuk ve yenmeyen organ veya organ kısımları,
Çevreye atılmamalı,
Atık sulara ve kanalizasyon sularına dökülmemeli,
Üzerine kireç tozu dökülerek derin çukurlara gömülmelidir.
Kurban Kesim Yerlerinin Dezenfeksiyonu
Bulaşmayı önlemek için taşıma araçları, kesim aletleri, makine ve çalışma
yüzeylerinin temizliği sağlanmalıdır. Kaba kirlerin temizlenmesi sonrası uygun
bir dezenfektan kullanılmalıdır. Dezenfektan bulunmadığı durumlarda çamaşır suyu
gibi kolay bulunabilen bir maddeden hazırlanacak solüsyon kullanılabilir.
Kurban Derisinin Ülke Ekonomisine Katkısı
Kasaplık bir hayvanın kesimi sonucunda elde edilen değerin %70’ini et, %20’sini
sakatat, %10’unu da deri oluşturmaktadır. Kontrollü kesimler sonucu elde edilen
deri miktarı Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre yıllık yaklaşık 10
milyon adettir. Kontrolsüz kesimlerin yapıldığı Kurban Bayramlarında ise 3,5–4
milyon adet derinin elde edildiği tahmin edilmektedir. Kurbanlık hayvan
kesimlerinde kesici ve yüzücülerin bu işte usta olmaması, kullanılan alet ve
ekipmanların yetersizliği, kesim yerlerinde yeterli teknik ve hijyenik şartların
bulunmamasından dolayı kusurlu diye isimlendirdiğimiz deriler elde edilmekte,
derilerdeki fireler artmakta ve kalite düşmektedir. Kurbanlık hayvanların
kesimleri sonucunda elde edilen ham deriler zamanında ve yeterli düzeyde
tuzlanmadıklarından oluşan kokuşmaya bağlı olarak ham deri kayıpları
artmaktadır. Bu da doğal olarak kaynak kaybına sebep olmaktadır.
Sonuç
Sonuç olarak tüketiciler kurban bayramında sağlıklı bir et elde edebilmeleri
için, kurbanlık hayvanlarını Veteriner Hekim kontrolünde satış yapan yerlerden
almalı, kesimleri bu konuda ehliyetli kimselere (tercihen mezbahalarda)
yaptırmalı, kesim sırasında ve sonrasında hijyenik kurallara uymalı, artık organ
ve dokular gelişi güzel atılarak halk ve çevre sağlığı tehdit edilmemeli,
etlerin olgunlaşmasından (kesimden sonra 12–24 saat bekledikten) sonra
tüketilmeli ve etler soğukta muhafaza edilmelidir.
Bütün bu değerlendirmelerimiz insan, hayvan ve çevre sağlığını korumak içindir.
Bu vesileyle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Türk Veteriner Hekimleri Birliği,
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Veteriner Hekimler Derneği ve Türk
Veteriner Hekimleri Birliği Vakfı olarak bütün Türk İslam âleminin Kurban
Bayramını kutlar, saygılar sunarız.
Mehmet Emin Tekin –
Tarih: Çarş 3 Ocak
2007 01:00
Kamu Sağlığı Grubu
Tüm grup üyelerine merhaba,
Herkese iyi
bayramlar, iyi yıllar diyorum.
Türkiye’deki kurban kesimi ve bu çerçevede yaşanan sorunlar
ile eskiden beri az çok ilgileniyorum. Sevgili Nazmi hoca ve ekibinin bu
konudaki gayretleri için teşekkür ediyorum. Gerçekten, toplum sağlığını dert
edinmiş insanlar için kurban konusu çözülmesi gereken önemli bir konudur. Bana
göre bu grup bu konuyu çözerse, başka bir iş yapmasa da, tarihi görevini yapmış
olur. Doktorlar ve Veteriner Hekimlerin ele ele vererek çözüm üretmeye çalışması
çok sevindirici olmak bir yana, sonuç almak için de etkili olacağını
düşünüyorum.
Kamu sağlığı grubu moderatörünün ve Dr. Nazmi beyin
değerlendirmelerini okuduktan sonra birkaç cümleyle fikirlerimi söylemek
istedim.
Öncelikle Nazmi hocanın iyimserliğine katılmak isterim. Her
ne kadar bildik görüntüler yine kameralara yansımışsa da, önceki yıllara göre
iyi gelişmelerin olduğunu görmekteyiz. Bu konu üzerinde ısrarla durulursa sonuç
alınacağına ben de inanıyorum.
Mevcut haliyle yapılan kurban kesimlerinin büyük çoğunluğu
“kaçak hayvan kesimi” kapsamına girmektedir. Bu konuyu düzenleyen mevzuat
maalesef kurban bayramlarında uygulanamıyor. Hürriyet gazetesinden alınan, il il
kurban manzaraları haberini okudum. Belediyelerce hazırlanan kesim yerleri bile,
yapılan işi kaçak kesim olmaktan kurtaramıyor. Mutlaka bunun istisnaları vardır
ama, bana göre sertifikalı mezbahalar dışında yapılan kesimler kaçak kesimdir ve
toplum sağlığı ve ülke ekonomisi için sakıncalıdır.
Ben önce gönlümden geçen kurban kesimini söylemek
istiyorum:
Kurban kesmek isteyen her kişi, mezbahada kesim yapmayı
planlayan bir organizasyona isim yazdıracak, parasını ödeyecek, kesim için
randevu alacak ve kurbanlar mezbahada dört günlük bir süreye yayılarak, geceli
gündüzlü olarak kesilecek. Yani Mekke’de hacıların kurbanlarının kesim şekli
gibi bir şey. Belki daha iyisi.
Evet, ben bunun dışındaki kesimleri -özellikle
belediyelerin park ve pazar yerlerini geçici kesim yeri olarak düzenlemesini
falan- uygun bulmuyorum. Ama bunun bir geçiş süreci olduğunu kabul ederek,
yapılanı da şimdilik takdir ediyorum.
Konunun çözümü için aşılması zor iki engel var: birincisi
dini diğeri siyasidir.
Kurban dini bir görevdir ve yapılan yanlışların çoğu bu
konuda esnek davranılamamasıyla ilgilidir. Televizyonda izledim; hocanın bir
tanesi, mezbahada ve belediyenin kesim yerlerinde kurban kesilmesini uygun
bulmadığını söylüyor, bu şekilde ibadet tam olarak yapılmıyormuş. Tam olması
için evde, bahçede aile üyelerinin (çocuklar dahil) gözlerinin önünde kesilmesi,
onların görmesi ve hissetmesi gerekirmiş, aksi halde ritüel tamamlanmıyormuş. Bu
minval üzere konuşma devam ediyordu. Hepsini dinlemedim.
Bu anlayış tabi ki benim gönlümden geçenin tam tersi. Dini
konularda başka sıkıntılar da var. Bunların çözümü için diyanete ve belki de
ilahiyatçılara görev düşüyor. İnsan sağlığı söz konusu olunca, hangi dini
görevlerden ne ölçüde feragat edilebilir veya başka alternatifler nasıl
üretilebilir? Bunlar ortaya konmalıdır. Yani diyanetin görevi sadece kurban
etinin nasıl pay edileceği değil, sağlıklı bir kesimin nasıl yapılacağı da
olmalıdır.
Efendim siyasi yöne gelince, burada, halk tarafından
seçilmiş ve yine onların oylarına muhtaç olan belediye başkanlarını ve hatta
merkezi hükümeti kast ediyorum. Bunlar maalesef çok rijit tedbirler almaktan
kaçınıyorlar. Ceza kesmek falan lafta kalıyor. Ya uygulanmıyor veya çözüm
olmuyor. Ondan sonra gazete manşetlerinde “Yine bildik görüntüler” ifadesini
görüyoruz. Ve bu durum her yıl tekrarlanıp duruyor.
Sonuç olarak, bu konuda, bilimsel bir yaklaşımla,
öncelikle halk sağlığı için en doğru yöntem belirlenmelidir. Ara çözümler filan
değil. Sonra bunun gerekliliği konusunda halk bilgilendirilmeli,
bilinçlendirilmelidir. Din-sağlık ilişkisi konusunda da yeterli yayın
yapılmalıdır. Daha sonra ödün vermeden uygulama yapılmalıdır.
Tabii hangi siyasi bunu göze alır bilmiyorum.
Konunun çözümünü engelleyen bir çok sorun var yazmak
istediğim. Ama ben yazıyı uzatmak istemiyorum. Yazdıklarımdan, halka rağmen,
zorbalıkla çözüm üretilsin şekli anlaşılmasın. Mutlaka vatandaşı ikna etme yolu
ilk ve tek yoldur. Örneğin kurban derilerini toplama yetkisinin sadece THK nun
elinde olması kanaatimce önemli sorunlardan birisidir. Çünkü vatandaş sırf bu
yüzden mezbahaya veya belediyenin kesim yerlerine gitmek istemiyor; orada
deriye el koyacaklar diye. Bu konuda hem serbestlik getirilmeli; isterse
vatandaşa kurbanının derisi verilmeli, hem de THK nun da iyi niyetli bir yardım
kuruluşu olduğu konusunda vatandaş ikna edilmelidir.
İyi bayramlar.
Prof. Dr. Mehmet
Emin TEKIN
Selçuk Ün.
Veteriner Fakültesi
Zootekni Anabilim
Dalı
42075 Kampüs-KONYA
Tel: 0 332 2233558
Fax: 0 332 2410063
GSM: 0 506 2275119
Diyanet
İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nun açıklaması
Yeni
Yıla Kabe'de giren Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu,
Mekke'de düzenlediği basın toplantısında, bu yıl daha az olmakla
birlikte, yaşanan kesim rezaletlerini benimsemenin mümkün olmadığını
bildirdi.
Fatma AKSU / MEKKE
ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ
Türkiye'de kurban kesiminde yaşanan olumsuzlukları değerlendiren
Bardakoğlu, kurban kesiminin dini bir ibadet olduğunu ve her yıl
kurban bayramında yaşanan hoş olmayan görüntülerin, modern toplumun
çözüm bulması gereken bir sorun olduğunu söyledi. Bardakoğlu, bu
ibadeti eleştirmek yerine soruna çözüm yolları bulmak gerektiğini
belirtti ve "Müslümanlar medenileşmedi", "Kurban kesimi, hayvan
haklarına aykırı" gibi sözler yerine Müslümanların bu ihtiyaçlarının
karşılanmasını isteyerek şöyle konuştu: "Bir dini ibadet, o dinin
kaynağında varsa dindar onu yapacaktır. 2 milyon kişinin kurban
kestiği bir şehirde her yerde herkesin tesislerde kesmesini
bekleyemezsiniz. Çünkü bunlar yeterli değil. Köyüne git orada kes de
diyemezsiniz. Yılda bir kez kurban kesimi yapıldığı için belediyeler
de ekonomik olmadığı için tesis yatırımı yapmıyor. Bu nedenle
modern bir toplumsak çözüm üretmeliyiz. Kurban kesimi sonrası
çevredeki görüntülere bakıp eleştirmek yerine çözüm üretmeli, nasıl
yaparız da kurban kesmek isteyen insanlara daha sağlıklı, daha güzel
şartlar, imkanlar üretebiliriz düşüncesinde olmalıyız. Hoş olmayan
görüntülerin oluşmasını engellemek için uygun kesim yerleri
oluşturmalıyız." |
Sevgili Arkadaslar, Sevgili DYBD uyeleri,
DUNYA YALNIZ BIZIM DEGIL Platformu'nun, son gunlerde HAYTAP adiyla surdurulmeye
calisilan LOSEV'e bagis kampanyasi ile hicbir iliskisi yoktur. Bu tur
girisimlere de acikca karsidir.
Hayvan Haklari Hareketi, kendini sadece "sokakta, goz onunde hayvanlari kesme"ye
karsi olmakla tanimlayamaz. Bu anlama gelecek kampanyalar icine de giremez,
girmemelidir de. Tum dunyadaki benzerleriyle
birlikte Hayvan Haklari Hareketi, tumden
hayvanlarin baski, eziyet ve iskence gormesine, gida olarak
uretilmesine ve tuketilmesine karsidir.
Bagimsiz Hayvan Haklari Hareketi'ni bu tur kampanyalarin pesine
takmak son derece yaralayici ve zarar verici niteliktedir. LOSEV'le
gerceklestirilen kampanyaya ise ozel olarak karsi olmamizin cok daha degisik
yonleri vardir...
Birincisi, LOSEV'in Kurban ile ilgili yuruttugu kampanyanin arkasinda
Turkiye'nin gida ve et tekellerinden baslicasi olan PINAR ET vardir. LOSEV Pinar
Et'le birlikte "Kurban Kampanyasi"ni yurutmektedir. Bunun iyice bilinmesi
gerekir.
LOSEV'in kampanyasinda, Losemili cocuklara, yil
boyunca "et" ve "sucuk" yedirme vardir.
LOSEV'in kampanyasinda ahlaki degerlerin uzagina cikma ve para toplamada
cocuklari istismar etme, kullanma vardir.
Burada amacimiz elbette uzunca bir LOSEV elestirisi yapmak degil. Kamuoyu onunde
ileride hesabi verilemeyecek sekilde Bagimsiz Hayvan Haklari Hareketi'ni zan
altina sokmamaya ozen gostermektir. Burada, bu ise kendiliklerinden
kalkisanlarin iyi niyeti ve benzeri duygulari tartisma disidir...
Hayvan Haklari Hareketi'nin temel amaci ve soylemi
"KESMEYIN" olmalidir. HAKLARINA SAYGI DUYUN" olmalidir. Hayvan
Haklari Hareketi'nin dinleri 'reforme etmek' gibi bir amaci da olamaz.
Sevgi ve saygilarimla...
Yalcin Ergundogan
DYBD Platformu
Çocuklar
‘kurban’dan çok fazla zarar görüyor
2007-01-01 - 17:44:00
[Sesonline] İSTANBUL- Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü
öğretim üyesi Doç. Dr. Serdar M. Değirmencioğlu(*) ve İstanbul Bilgi
Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencileri Okan Karka ve Can Gezgör, her yıl
Kurban Bayramı arifesinde ortaya çıkan kurban tartışmalarında, “kurbanlık
hayvanlar nerelerde satılabilir”, “kurban kesimi nerede nasıl
yapılabilir”“kurbandan en fazla zarar gören” çocukların unutulduğunu
vurgulayarak, özellikle kurban kesimi sırasında “kanlı ve şiddet içeren”
görüntülerle ve deneyimlerle karşı karşıya kalan çocuklara özen gösterilmesi ve
destek verilmesi için çağrıda bulundular.
ÇAĞRIYA KULAK VERİN
Değirmencioğlu, Karka ve Gezgör bu çağrıya kulak
vereceklerin kullanabilecekleri kaynakları oluşturmak üzere hem bilimsel
literatürü taradı, hem de kurban kesimi hakkında öğretmenler, anne babalar ve
çocuklarla görüşmeler yaptı. Değirmencioğlu ve öğrencileri literatürdeki
araştırma sonuçlarını, uzman görüşlerini ve yapılmış görüşmeleri “Kurban
Bayramı(!)” öncesinde kamuoyunun dikkatine sundu.
KURBAN BAYRAMI VE ÇOCUK
Kurban Bayramı, çocuklar için ölüm kavramının en çok
tekrarlandığı zaman olmasına karşın çocukların bu dönemde yaşadıklarının pek
önemsenmediğinden yola çıkan Değirmencioğlu ve öğrencileri çalışmalarının ilk
adımında, çocukların ölümü nasıl algıladıklarına ilişkin literatürü araştırdılar
ve özellikle çocukların özel bir bağ kurdukları evcil hayvanların ölümlerine
verdikleri tepkileri ele alan bilimsel makaleleri, kitapları, çocuklar için
yazılmış masalları incelediler.
Araştırmalar çocukların ölümü yetişkinlere benzer bir
şekilde kavrayabilmesinin gerek okul öncesi dönemde gerekse ilköğretim çağında
mümkün olmadığını ve ölüme ilişkin deneyimlerin çocuk için zor baş edilen
deneyimler olduğunu göstermekte. Çocukların ölüme ilişkin yetersiz bilgi ve
destek edinmelerinin onları hem kısa hem de uzun süreli etkileyebildiği
biliniyor. Örneğin, çocuklar çok sevdikleri evcil hayvanların ölümünü anlamakta
zorlanıyorlar ve bu nedenle çok üzülüyorlar. Çocukların küçük yaşta ölüme, can
çekişmeye ve kana şahit olmaları, anlamakta güçlük çekecekleri bu olaylar
nedeniyle önemli düzeyde tedirgin ve rahatsız olmalarına yol açabiliyor.
Değirmencioğlu ve öğrencileri çalışmalarının ikinci
adımında, özellikle Kurban Bayramı öncesi eve getirilen hayvanla çocukların
ilişkisi üzerinde durdular. Topladıkları bilgiler, yıllardır birçok çocuğun
kurban olarak eve getirilen hayvan ile duygusal bir bağ kurduğunu ve bayramda bu
hayvanın “kurban olarak kesileceğinin” çocuğa söylenmediğini veya çarpıtılarak
aktarıldığını gösterdi. Çok sevdiği hayvanını kaybeden çocuğun üzüntüsünün, çoğu
zaman anne baba tarafından anlaşılamadığı ve bu konuda çocuğa verilmesi gereken
desteğin verilmediği de görüldü. Çok sevdiği bir hayvanın kurban olarak
kesilmesi nedeniyle birçok çocuğun etten uzaklaşması ve hatta hiç et yememesi de
sık rastlanan öyküler.
ÇOCUKLAR HAYVANA KÖTÜ MUAMELEDEN RAHATSIZ
Kurbanın eve getirilmediği, hayvanın çocuğun haberi olmadan
kesildiği veya kurbanlık hayvan alınmayan evlerde ise, çocukların kurban
kesimini özellikle televizyon aracılığı ile tanıdığı ve televizyonda gördüğü
hayvanın eziyet görmesi, hayvana zor kullanılması gibi kötü muamele ve şiddet
içeren olaylardan rahatsız olduğu anlaşıldı.
Değirmencioğlu ve öğrencileri çalışmalarının bir diğer
adımı olarak, Kurban Bayramı ve kurban kesimi hakkında anne babalar, öğretmenler
ve çocuklardan görüşlerini ve deneyimlerini topladılar. Ayrıca uzmanlara Kurban
Bayramında çocuklara nasıl davranılması gerektiğini sorarak, bu görüşleri
kamuoyunun dikkatine sundular.
“Kurban Bayramı ve Çocuk Araştırması”na bayramda da devam
edeceklerini bildiren Değirmencioğlu, Karka ve Gezgör, araştırmanın hedefinin
ailelerin ve toplumun, çocukları ölüm kavramı karşısında yeterli oranda ve doğru
şekilde bilgilendirmeleri ve çocuğun yaşayabileceği duygusal sorunların
önlenmesi olduğunu vurguladılar.
KURBAN BAYRAMINDA ÇOCUĞA NASIL DAVRANILMALI?
Çocuklara kurban edilen hayvanların ölüm nedeni ile ilgili
açıklama yapılırken yanlış, yetersiz ve bazen çocukta endişe yaratabilecek
bilgiler verildiğine dikkat çeken Değirmencioğlu, Karka ve Gezgör, ölüm
nedenlerinin dürüstçe ve çocuğun yaşına göre çocuğa söylenmesi gerektiğini
önemle vurguladılar. Örneğin, “Çok iyi bir hayvandı ve Allah onun kesilmesini
istedi” denilerek yapılan bir açıklama, çocuk için “iyilik yapan canlıların
öleceği” anlamına gelebilir ve çocuk iyi davranışlarından vazgeçebilir.
Araştırmacılar, çocukların kurban bayramında psikolojik olarak olumsuz
etkilenmemesi için şu önerilerde bulundular:
» Çocuklar kurban kesimini izlemeye zorlanmamalıdır.
Özellikle okul öncesi dönemdeki (6 yaş öncesi) çocukların kurban kesimini
görmemesi gerekir. Çocuklar 8 yaşından başlayarak kurban kesilmesinin anlamını
kavrayabilirler ama 10 yaş öncesinde ölüme ilişkin kavrayışları yetersiz olduğu
için yine de rahatsız olabilirler. Bir dini görev olarak kurban kesilmesi
kavramı özellikle 11 yaştan sonra daha iyi anlaşılabilir.
» Çocuklar hangi yaşta olursa olsunlar, istemiyorlarsa
kurban kesimini izlemeye zorlanmamalıdırlar.
» Çocukların yanında kurban kesiminin konuşulması ve
ayrıntılı olarak anlatılmasından kaçınılmalıdır.
» Çocukların bir süredir baktıkları ve bir ilişki
kurdukları hayvanların kesilmesi, 10 yaşından küçük çocuklar için özellikle
rahatsız edicidir. Bu nedenle kurbanlık (!) hayvan ya evde beslenmemeli, ya da
kesileceği çocuğa dürüstçe anlatılmalıdır. Bu aşamada çocuğun yaşına göre
açıklama yapılması ve kullanılan kelimelerin özenle seçilmesi önemlidir. “Uykuya
daldı”, “Zaten ölecekti” “Kaza oldu” gibi açıklamalar kullanılmamalıdır.
Özellikle çocuğa haber verilmeden kesilen bir hayvanın daha sonra çocuğa yine
haber verilmeden, “Kestik ve bak ne güzel yedik” gibi açıklamalarla yedirilmesi
çocuklar açısından çok rahatsız edicidir.
» Çocuklar hangi yaşta olursa olsunlar, istemiyorlarsa
kurban eti yemeye zorlanmamalıdırlar.
» Çocukların ölümle ilgili ya da ölümün ardından
yaşadıklarına ilişkin sorularına açık ve net cevap verilmelidir.
» Çocukların duygularını anlatmalarına izin verilmelidir.
“Erkekler ağlamaz” gibi ifadeler kullanılmamalı ve çocukların anlattıkları
dikkatle dinlenmelidir. Çocuğun üzüntüsüne ve yasına anne baba ve diğer aile
üyeleri ilgi göstermeli ve değer vermelidir. Üzüntüsünü paylaşırken “Boş ver”,
“Seneye yenisini alırız” gibi geçiştirici cümleler sarf edilmemelidir.
» Televizyon kanalları kurban kesimlerine ilişkin
görüntülerini, kan ya da parçalanmış hayvan görüntülerini vermekten
kaçınmalıdır. Anne ve babalar çocuklarını bu görüntülerden uzak tutmalıdırlar.
» Kurban Bayramı sırasında yaşananların, çocuğu çok
etkilediği ve davranışlarında önemli değişikliklere neden olduğu (örn.,
uyuyamama, yemek yememe gibi) görülürse bir uzmana danışılmasında yarar vardır..
( * ) Doç. Dr.Serdar M. Değirmencioğlu, Beykent
Üniversitesi Psikoloji bölümü
[ Dünya Yalnız Bizim Değil sayfası, 30 Aralık 2006, BirGün
gazetesi ]
Bekir COŞKUN bcoskun@hurriyet.com.tr
28 Aralik
2006
Bu bayram bir can bağışlayın...
"BAĞIŞLAMAK..."
Bundan daha yüce, daha anlamlı, daha insani, daha kutsal bir eylem
olabilir mi?
Bir can bağışlamak...
Bir canı almak yerine, ona yaşama hakkı vermek...
(.......)
Bir-iki güne kadar danalar, koyunlar, koçlar, kuzular kaçmaya
başlayacaklar.
Elinde satır olan insan kovalayacak.
Kanlı, korkulu, sonunda kaçınılmaz biçimde "ölüm" olan bir mücadele
başlayacak.
Televizyonlar-gazeteler bu görüntüleri gösterecekler haberlerde, gören
çocuklar ağlayacaklar.
Eğitimciler, doktorlar, akıllı insanlar "Kurban kesme eylemini
çocuklardan gizli yapın" diyerek akıl verecekler.
Çoğumuzun aklına bile gelmeyecek:
Çocuklardan gizli bir ibadet olabilir mi?..
Ben "Kurban parasını vermek olmaz, kan göreceksiniz" diyen bir din
öğretisini asla kabul edemem.
Bu İslam gibi "aklı ve gelişmeyi" emreden bir dinin kuralı olamaz,
olmamalı.
Bağışlayın...
Onlarca güvenilir, saygın yardım kurumu bir canlının boğazını kesmek
yerine vereceğiniz kurban parasını bekliyor.
Çocuklara çağdaş bakım lazım, bilgisayar lazım, ayakkabı lazım,
oyuncakları yok yetim-öksüz çocukların.
Doktorların et yemeyi dahi yasakladıkları kimsesiz yaşlılara ilaç lazım,
bir mintan, bir terlik, bir tekerlekli sandalye lazım.
45 bin yetim...
Yardım bekleyen 17 bin kimsesiz yaşlı var.
Bir canlıyı yatırıp boğazını keserek canını almak yerine... O parayı
canlarımızın bakımlı, huzurlu, mutlu yaşamaları için vermek bir yüce inanca
aykırı olabilir mi?
Bağışlayın...
Bağışlayın ve o akşam yatağında gülümseyerek uyuyan çocuğunuza daha farklı
sarılın.
Onun kulağına; bir can almak yerine, üzerini örtecek kimsesi olmayan
çocuklara... Sıcak yuvasını yitirmiş yaşlılara yardım ettiğinizi fısıldayın.
Bu bayram bir can bağışlayın.
Bekir COŞKUN
Bu sayfa Dr. Mestan Özyer
tarafından hazırlanmıştır